Ürün Bilgisi
Yeşilex 021 İğdeçiçekli Bitkisel Karışım
|
Ürün izin belgesini görmek için tıklayın>>
|
 |
|
Yeşilex’in soğuk algınlığı ve grip hastalıklarının tedavisinde yardımcı gıda takviyesidir.
Yeşilex Yeşilex 021 İğdeçiçekli Bitkisel Karışım
YEŞİLEX MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ
Yeşilex , tamamen Şifa Market güvencesi altındadır.
Ürünü satın aldığınız andan itibaren karşılaşacağınız hizmet kalitesinden etkileneceksiniz.
Şifa market bünyesinde bulunan uzmanlar size tedavi boyunca gerekli tüm desteği sunmaktadırlar. Şifa market uzmanlarınca gerçekleştirilen hasta takip programı çok etkin bir şekilde uygulanmaktadır. Belirli aralıklarla uzmanlarca gerçekleştirilecek geri dönüşlerde sağlığınızla ilgili tüm detayları öğrenebilirsiniz.
Şifa market uzmanları, önemli sağlık danışmanınızdır !
YEŞİLEX – 021 İğdeçiçekli Bitkisel Karışım
Etkileri :
Burun akıntısı,burun tıkanıklığı,ateş,göz sulanması,kas-eklem ağrıları,halsizlik gibi tüm grip şikayetlerini gidermede yardım eder.
Grip belirtilerinin başgöstermeye başladığı andan itibaren kullanıldığında grip gelişimini engeller ya da gribin kısa sürede hafif şekilde atlatılmasını sağlamaya yardımcı olur.
Bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcıdır.
Kullanım şekli :
Sabah, öğle, akşam aç karnına 2’ şer kapsül alınması önerilmektedir.
İçindekiler :
İğde Çiçeği:
Vücuda kuvvet verir. Soğuk algınlığı ve gripte faydalıdır. Öksürüğü ve ishali keser. Kusmayı önler. Bağırsak bozukluklarına ve idrar zorluğuna iyi gelir. Cinsel gücü arttırır. Böbreklere faydalıdır. Egzama şikayetlerini azaltır.
Okaliptus:
Ökaliptüs yapraklarının yağı, içerdiği okaliplol kimyasalı nedeniyle çok güçlü bir antiseptiktir.Okaliptölün bazı grip virüslerini öldürdüğü bilimsel olarak da kanıtlanmışıtr.ABD gıda ve besin dairesi (FDA) okaliploili nezle ve grip ilacı olarak onaylamıştır.
Biberiye:
İdrarı ve bağırsak gazlarını söktürücüdür. Vücuda zindelik verir. Damar tıkanıklığını önlemeye yardımcı olur. Migren türü baş ağrılarını hafifletir, çarpıntıyı giderir. Astım ve bronşite karşı faydalıdır. Kansızlığa ve sarılığa iyi gelir.
Mürver:
Grip ve nezlede faydalıdır.İdrar söktürücü,ter kesici, müshil, ateş düşürücü, anne sütü artırıcı etkileri vardır.Vücuda rahatlık verir.Nefes yolu hastalıkları, bronşit ve öksürüğe karşı kullanılır.
Yan etkileri :
Kullanımı güvenlidir. Hamile Bayanların Kullanmaması önerilir.
Uyarılar :
Tavsiye Edilen miktardan fazla tüketmeyiniz.
Doz Aşımı halinde lütfen doktorunuza başvurunuz.
Serin ve Çocuklarınların ulaşamayacağı yerlerde muhafaza edidiniz.
Ürünümüz ilaç değil bitkisel gıda takviyesidir.
Uzman Tavsiyesi :
Kış, insanların en çok gribe yakalandığı mevsimdir. Belirtiler tanıdıktır, ilk olarak boğazda bir karıncalanma, ardından hapşırık gelir; nihayet burun akmaya başlar. Bunlara bir de baş, eklem ve boğaz ağrıları, öksürük eklenir ve ateş çıkar. Teşhis: grip. Çoğu zaman buna yol açan zayıf bir bağışıklık sistemidir. Soğuk algınlığına neden olan yaklaşık 200 çeşit virüse karşı bağışıklık sistemini güçlendirmek gerekir.
Soğuk duş
Her sabah soğuk bir duş, özellikle burun – gırtlak bölümünde kan dolaşımını düzenler ve saldırgan virüslere karşı iyi bir savunma oluşturur.
Sauna
Saunada terledikten sonra soğuk suyla dolu bir küvete girmek çok önemli. Soğuk suyun uyarıcılığı damarları hareketlendirir, metabolizmayı düzenler ve bedenin serbest radikallere karşı savunma gücünü çoğaltır.
Ayaklara dönüşümlü sıcak – soğuk su banyosu
Her iki ayağınızı yaklaşık 12 derece soğukluktaki suya daldırın, bir kaç dakika sonra 40 derece sıcaklıktaki suya sokun. Bir kaç defa tekrar edin. Burada dikkat edeceğiniz nokta, daima soğuk suyla bitirmeniz. Bu uygulama, ağız ve gırtlak bölümündeki mukozanın sıcaklığının bir derece yükselmesini sağlar. Bu bir derecelik fark ise, hastalığa yol açan virüsleri anında öldürür.
Dayanıklılığı arttırıcı egzersizler
Bisiklete binmek veya yürüyüşe çıkmak (en azından haftada iki defa), vejetatif sinir sisteminin düzenleme yeteneğini artırır. Ayrıca vücudun serbest radikallerden korunma mekanizmasını güçlendirir.
Grip Hastalığı Nedir ?
Grip influenza virüslerinin neden olduğu, dönem dönem büyük çapta salgınlarla seyreden, çocukluk çağındaki olguların hastaneye yatışlarını gerektiren, komplikasyonlara zemin hazırlayan, yaşlılar ve süreğen hastalığı olanlarda ölümlere neden olabilen solunum yollarının bulaşıcı, önemli bir enfeksiyon hastalığıdır. Ani başlayan ve yüksek ateşle (>38 0C ) seyreden GRİP’te olguların büyük bölümü hastalığı ayakta geçiremezler, yatağa düşerler.
Gribin Etkeni Nedir?
Grip hastalığının etkeni, sürekli yapısal değişime uğrayarak insanların bağışıklık sisteminden kaçmayı başaran influenza virüsleridir. Yıllardan beri dünya çapında milyonlarca insanın grip salgınlarında hayatını
kaybetmesi, bilim adamlarını bu virüs ile ilgilenmeye itmiş bu nedenle influenza virüsleri üzerinde oldukça fazla araştırma yapılmıştır.
İnfluenza virüsünün A, B, ve C olmak üzere üç tipi mevcuttur. A tipi virüs hem insanlarda hem de yaban kuşları, kümes hayvanları ve domuz gibi hayvanlarda hastalık yaparken, B tipi sadece insanlarda hastalık yapar. C tipi ise çok hafif derecede hastalık yaptığı için salgınlara yol açmaz bu nedenle önemi çok azdır ve aşı içeriğinde bulunmaz. Grip denildiğinde söz konusu etkenler influenza A ve B tipleridir.
İnfluenza A virüsü yüzeyinde bulunan ve sürekli yapısal değişime uğrayan hemaglutinin ve nöraminidaz gibi antijenik moleküllerinin özelliğine göre alt tiplere ayrılır. İnsanlarda bildiğimiz mevsimsel salgınlara yol açan alt tipler H1N1 ve H3N2 alt tipleridir. B tipinin ise alt tipleri yoktur; sadece serolojik olarak farklı özellik gösteren türleri vardır.
İnfluenza virüsleri tıpkı HIV (AIDS etkeni) virüslerinde olduğu gibi devamlı değişikliğe uğrarlar. Bu nedenle grip geçirmiş bir kişi kabakulak ya da kızamık’ta olduğu gibi hastalığı geçirmekle ya da tek bir kez aşı olmakla gribe karşı uzun süreli ya da ömür boyu bağışıklık kazanamaz.
Bundan ötürü gripten korunmak için her sene AŞI yaptırmak gerekmektedir
Gribin Belirtileri Nelerdir?
Her şeyden önce influenza virüslerinin neden olduğu gribin yol açtığı klinik tabloyu sayıları 250’yi bulan diğer solunum yolları etkenlerinin yol açtığı hastalıklardan ayırmak gerekir
Yanda çizimlerde gösterilen bulgulardan ani başlayan ateş, aşırı yorgunluk kas ağrıları ve kuru öksürükgribin en tipik bulgularıdır. Çocuklarda bu bulguların yanında seyrek de olsa karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi belirtiler de gözlenebilir.
Fakat unutmamalı ki hastalığa yakalanan herkeste grip bulguları aynı şiddette seyretmeyebilir. Örneğin daha önce benzer bir influenza virüsü ile enfeksiyon geçirmiş ya da aşılanmış bir kişide bulguların ağır seyretme ihtimali düşüktür
Nasıl Bulaşır?
Çok kolay ve hızla bulaşma özelliğine sahip influenza virüsleri, grip geçirmekte olan bir kişinin öksürüp hapşırması ve hatta konuşması yoluyla havaya dağılan virüsün hastanın 1-2 metre uzağındaki sağlam kişiler tarafından solunum yoluyla alınması ile bulaşır.
Bunun yanında, hastaların ağız-burun akıntılarının bulaştığı eşyalara ve yüzeylere dokunduktan sonra virüsle kontamine olmuş elin ağızla ya da burunla teması ile de virüs bulaşabilmektedir.
Unutmamalıyız ki grip virüsü dış ortamda, örneğin kapı kollarında, toplu taşıma araçlarındaki tutacaklarda, elektrik/asansör düğmelerinde, kreşlerde ağza sokulabilen oyuncaklar üzerinde 48 saat kadar canlı kalabilmekte ve insana bulaşırsa enfekte etmeye devam edebilmektedir.
Grip virüsü bulaşan bir kişide belirtiler 1-2 gün içinde görülmeye başlar. Virüsü kapmış bir yetişkin henüz hastalık belirtileri başlamadan 1 gün önceden başlayıp, hastalık belirtileri kaybolduktan 5 gün sonraya kadar virüsü etrafa bulaştırabilir.
Bu süreler çocuklar da iki katı kadar daha uzundur. Yani çocuklar grip virüsünü bulaştırmada önemli rol oynarlar. Özellikle kreşlerde oyuncakların ağıza sokulmasıyla grip olan bir çocuktan diğerine virüs kolaylıkla bulaşabilmekte ve böylelikle virüsü alan çocuk da evdeki diğer bireylere virüsü bulaştırabilmektedir.
Kimler risk Altında
Ama yine de gribin olumsuzluklarını en şiddetli biçimde yaşayan bazı kişileri risk grupları içinde toplayabiliriz.
Bunlar:
•Yaşlılar
•Kalp, akciğer, şeker ve böbrek hastalığı olanlar ile kansızlık sorunu olanlar.
•Herhangi bir nedenden dolayı bağışıklık sistemi zayıflamış olanlar. Örneğin,
kemoterapi alanlar, uzun süreli steroid tedavisi görenler,
HIV/AIDS hastaları gibi.
•Bakımevlerinde yaşayanlar
•Devamlı aspirin kullanmak zorunda olan çocuklar ve gençler
•Grip sezonunda gebe olan kadınlar
•Tümsağlıkpersoneli
Yüksek risk grubundaki kişilerin grip sezonunda hastaneye yatış oranları sağlıklı bireylere göre 2-5 kat daha yüksektir.Grip, yaşlılarda ve kronik hastalık taşıyan bireylerde daha ağır seyreder ve ölümlere yol açabilir.
Gripten Nasıl Korunurum?
Aşı ile bağışıklamanın yanısıra bazı önlemler alınarak da gribin bulaşma riski azaltılabilir.
Bu Önlemler:
*Yakın Temastan Uzak Durmak
*Grip olmuş kişilerle yakın temas kurmaktan kaçının. Eğer siz hastaysanız sağlıklı kişilerden uzak durun.
*Evde Kalıp Dinlenmek.
*Gribi sağlıklı bireylere bulaşmasını engelleyerek toplumda yayılmasını önlemek amacıyla mümkün ise işe, okula ve alışverişe gitmeyin, evinizde dinlenin.
*Öksürme ve Hapşırma Esnasında Ağzı kağıt Mendil İle Kapatmak.
*Öksürürken hapşırırken ağzı bir kağıt mendille kapatıp, mendili hemen çöpe atmak gribin etrafınızdaki sağlıklı bireylere bulaşmasını engelleyecektir.
*Özellikle toplu taşım araçlarında, kreş ve okullarda, bakımevlerinde uygulanması bulaşmayı önemli ölçüde engelleyecektir.
*Dikkat: Ağzımızı elimizle kapatmamalıyız!
*Ağzımızı elimizle kapatırsak, virüs bulaşmış elimizi etraftaki eşyalara değdirdiğimizde virüsün etrafa saçılmasına ve diğer insanlara da bulaşmasına neden oluruz. Kâğıt mendil yok ise dirseğimizin iç kısmiyle de ağzımızı kapatarak virüsün etrafa saçılmasını önleyebiliriz.
*Elleri Yıkamak
*El yıkama ile sadece gripten değil diğer bulaşıcı hastalılardan da büyük oranda korunabiliriz.
*Ağız, burun ve gözlere dokunmaktan kaçınmak
*Mikroplar genellikle insanların kontamine yüzeylere dokunduktan sonra bulaşmış eller ile ağız, burun ve gözlere dokunulması ile bulaşır.
*Sağlıklı Yaşam Tarzı Seçmek
Unutmayalım ki yeterince ve düzenli uyku, dengeli beslenme, yeterince sıvı tüketme, düzenli spor ve stresten uzak kalma bağışıklık sistemimizin de iyi çalışmasını ve hastalıklarla daha iyi mücadele etmesini sağlar.
Grip Nasıl Tedavi Edilir?
Grip enfeksiyonunun başlangıç döneminde antibiyotik kesinlikle kulanılmamalıdır. Çünkü, grip virüslerle ortaya çıkan bir hastalıktır. Oysa antibiyotiklerin virüsler üzerinde etkisi yoktur.
Grip tedavisinde öncelikle istirahat çok önemlidir. Bol C vitamini ve su tüketmenin yanında piyasada anti-gribal olarak satılan ilaçlardan da yararlanılabilir. Bu ilaçlar poşet halinde sıcak suda eritilerek içilen ilaçlardır. İçinde hastanın ateşini düşürücü, kırgınlığı giderici, burun tıkanıklığını açıcı parasetamol gibi birtakım etken maddeler bulunuyor.
En çok kullanılanlardan Tylol Hot gibi anti-gribal ilaçların erken dönemde kullanımı hem gribin daha komplikasyonsuz ortadan kalkmasını hem de daha kısa sürmesini sağlıyor. Bu nedenle hekimler, bu tarz anti-griballeri hastalara tavsiye eder. Ancak komplike olmuş bir gribal enfensiyon varsa mutlaka bir hekime danışmakta fayda vardır.
Grip ve soğuk algınlığı ile ilgili semptomları azaltıcı tedaviler aslında basit ve etkilidir. Bu yöntemler hekim veya eczacıya danışarak uygulandığında ve önerilen ilaçlar aksatılmadan kullanıldığında çok iyi sonuçlar vermektedir.
Nezle, soğuk algınlığı ve gripte belirtiler giderilerek hastanın rahatlaması sağlanmaya çalışılır. Bazı ilaçlar birden fazla etken madde içermektedirler. Ateş, ağrı, burun akıntısı, hapşırık, öksürük ve halsizlik gibi belirtiler için ,
Bu belirtileri gidermede kullanılan etken maddeleri içeren kombine ilaçları tercih etmek önem taşır.
Tedavilerde özellikle “ideal kombinasyon” sağlayan 3 maddeden söz edilebilir.*
Bunlar: ateşlerin düşürülmesi için tüm dünyada 124 yıldır parasetamol güvenle kullanılmaktadır.
Beslenme Unsurları:
Sağlıklı olmak sağlıklı beslenmekle devamlılık kazanır.
Yeterli ve dengeli beslenmeyi ihmal etmeden eti, sütü, sebzeyi, meyveyi, tahılları mutlaka tüketmeliyiz. Önceliğimiz hep taze sebze ve meyveyi doğal beslenmeyi tercih etmek olmalıdır. Çeşitli besinlerden beslenmeyi hep vurgulasak da siz bu enfeksiyona sık yakalanabileceğimiz dönemde aşağıda belirtilen vitamin ve mineralleri içeren gıdaları sofralarınızdan hiç eksik etmeyin.
Yumurta, süt, balık vücudu enfeksiyondan koruyor.
Vücutta savunma sisteminde görev alır, lenfosit yapımı ve antikor oluşumunu artırır; böylece enfeksiyonlara karşı vücudu korur. A vitamini anti enfeksiyon vitamin olarak da bilinmektedir.
Yumurta, süt, balık, ıspanak, portakal, havuç, yeşilbiber, kayısı gibi sarı, turuncu ve yeşil sebze ve meyvelerde bulunan A vitamini güçlü bir antioksidandır.
Yüksek C Vitamini içeriği ile yeşilbiber, kuşburnu ve karnabahar savunma sisteminizi güçlendirir
Önemli antioksidanlardan bir diğeri de C vitaminidir. C vitamini vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlar, savunma sistemini güçlendirir. Yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kuşburnu gibi besinler bol miktarda C vitamini içerir. C vitamini kaybını önlemek için salatalar da meyve suları gibi tüketilmeden hemen önce hazırlanmalıdır.
Fındık, ceviz, badem ve balık doğal koruyucudur.
E vitaminin vücut çalışmasındaki en önemli görevi antioksidan özelliğidir. Yeni doğan bebeklerde solunum bozukluklarının kronikleşmesini önlediği görülmüştür. En zengin kaynakları; fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, sıvı yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, tahin gibi besinlerdir.
Balık, balık yağı, fındık ve cevizde bulunan omega-3 yağ asitleri güçlü bir antioksidandır ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir.
Yan Etkileri : Kullanımı güvenlidir ve hiç bir yan etkiye rastlanmamıştır.