Ürün Bilgisi
YEŞİLEX 015 Atkuyruklu Bitkisel Karışım (3 Adet)
|
Ürün izin belgesini görmek için tıklayın>>
|
 |
|
YEŞİLEX 015 Atkuyruklu Bitkisel Karışım (3 Adet)
YEŞİLEX MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ
Yeşilex , tamamen Şifa Market güvencesi altındadır.
Ürünü satın aldığınız andan itibaren karşılaşacağınız hizmet kalitesinden etkileneceksiniz.
Şifa market bünyesinde bulunan uzmanlar size tedavi boyunca gerekli tüm desteği sunmaktadırlar. Şifa market uzmanlarınca gerçekleştirilen hasta takip programı çok etkin bir şekilde uygulanmaktadır. Belirli aralıklarla uzmanlarca gerçekleştirilecek geri dönüşlerde sağlığınızla ilgili tüm detayları öğrenebilirsiniz.
Şifa market uzmanları, önemli sağlık danışmanınızdır !
YEŞİLEX – 015 Atkuyruklu Bitkisel Karışım
Etkileri :
Gece ve gündüz alt ıslatma sorunu giderilmesinde,
Çocukların uyku derinliğinin azaltılmasında,
İdrar kesesiyle ilgili problemlerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.
Ürünün bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur
Kullanım şekli :
Sabah, öğle, akşam aç karnına 2’ şer kapsül alınması önerilmektedir.
İçindekiler :
At Kuyruğu: Özellikle mesane ve böbrek hastalıklarında sağladığı başarılar sayesinde eski çağlardan beri tanınmaktadır. Kırkkilit, mesane ve böbrek rahatsızlıklarında, taş ve kum rahatsızlıklarında, benzeri bulunamaz şifalı bir bitkidir.Düzenli kullanımda alt ıslatma durumuna son veri Şerbetçiotu:Ülser veya sair sebeplerde olan mide ağrılarını dindirir.Bol idrar söktürür, böbrek taşı olanlara ve romatizmalılara çok fayda verir.Kanı temizliyerek çeşitli cilt hastalıklarını giderir.Çocuklarda alt ıslatma problemini gidermeye yönelik kullanılır.
Karnıyarıkotu:Müshil etkisiyle idrar söktürür ve kabızlığı giderir. Tokluk hissi vererek ve sindirimi arttırarak kilo vermeyi kolaylaştırır. Gaz söktürücüdür. Kan şekerini ayarlamaya yardımcı olur. Şeker hastaları için faydalıdır.Yüksek kolesterolü düşürür. Kolon kanseri başta olmak üzere, kansere karşı koruyucudur.
Çıbanotu:Yalnızca atardamar sertliklerini azaltmakla kalmayıp, sizi daha başka rahatsızlıklardan korur ve kan temizleyici etkisi sayesinde, bedeninize zindelik kazandırır.Çocuklarda da alt ıslatma problemi için kullanılır.
Yavşanotu: Göğüs hastalıkları, nezle ve bronşitte faydalıdır. Kanı temizler. Sindirimi kolaylaştırır. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarında faydalıdır. Romatizma ve gut ağrılarını dindirir. Mesanedeki kumları dökmeye yardımcı olur. Sinirleri yatıştırır ve güçlendirir. Yaraların iyileşmesini hızlandırır.
Civanperçemi: Civanperçeminin en iyi biçimde ve doğrudan kemik iliğini etkilediğini ve orada kan üretimini düzene soktuğunu (kan yapıcı) özellikle belirtmek gerekir. Bu gücü sayesinde bitki, kemik iliği hastalıklarında yüksek oranda fayda sağlar.
Sarı Kantaron : Yapılan araştımalara göre bitki birçok etken madde içermekte olup; bunlardan en önemlileri hiperisin (hypericin), flavonoidler, taninler, resin ve prosiyanidinler’ dir. Hiperisin beyindeki Teta dalgalarını da arttırmaktadır.
Yan etkileri :
Kullanımı güvenlidir.Hamile Bayanların Kullanmaması önerilir.
Uyarılar :
Hamile ve emzirme döneminde olan bayanların kullanması tavsiye edilmez.
Serin ve Çocuklarınların ulaşamayacağı yerlerde muhafaza edidiniz.
Ürünümüz ilaç değil bitkisel gıda takviyesidir.
Uzman Tavsiyesi :
Ailelere Düşenler
Alt ıslatma probleminin tedavisinde bir uzmandan yardım alarak önce sorunun kaynağını saptamak amacıyla bu duruma yol açabilecek çeşitli etkenler araştırılmalı, varsa ortadan kaldırmak üzere nedenine göre organik ya da psikolojik tedavi yoluna gidilmelidir.
ALT ISLATMA (Enüresis) SORUNU NEDİR ?
Çocuk, 3-5 yaşları arasında idrarını gece-gündüz kontrol edebilecek biyolojik olgunluğa ulaşır. Gündüz kontrol 2 yaş dolaylarında, gece kontrol ise 3,5-4,5 yaşları arasında kazanılır. Bu yaşlardan sonra ayda en az iki defa altını ıslatması bir sorun olarak değerlendirilmektedir. Alt ıslatma (enürezis), çocuklarda en az 5 yaşından sonra yineleyen bir biçimde, istemli ya da istemsiz olarak gündüz veya gece, yatağa ya da giysilere idrar kaçırma olarak tanımlanır.
Alt ıslatma 2 şekilde karşımıza çıkabilir:
Birinci tip alt ıslatma : idrar kaçırmalar, bebeklik döneminden itibaren kesintisiz olarak sürmektedir. Birincil alt ıslatma, bu sorunun yaklaşık %75-80’ini oluşturur.
İkincil tip alt ıslatmada : En az bir yıllık idrar kontrolünün kazanıldığı bir dönemin ardından idrar kaçırmalar başlamıştır.
Araştırmalara sonuçlarına göre çocuklarda alt ıslatma sıklığı %10-15 arasındadır ve erkek çocuklarda kızlara göre daha sık görülmektedir.
Alt Islatma Nedenleri ?
Alt ıslatma sorununun nedenlerini iki ana başlık altında toplayabiliriz:
Biyolojik Etkenler : Yapılan araştırmalar, alt ıslatma problemi yaşayan çocukların yaklaşık %75’inin birinci derece akrabalarında da böyle bir problemin varlığını ortaya koymaktadır. Altını ıslatan çocukların %2-3’ünde şeker hastalığı, böbrek hastalıkları, mesane ya da uyku derinliği ile ilgili sorunlar olduğu görülmektedir. Bu çocukların %5-10’unda ise altını ıslatmaya, sık ve acil idrar yapma ihtiyacı gibi yakınmalar eşlik etmektedir. Ayrıca alt ıslatma problemi yaşayan bazı çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu, kabızlık ve bazen de besin alerjisi gibi sorunlar görüldüğü belirtilmektedir.
Psikososyal Etkenler : Tuvalet eğitimine erken başlama, tuvalet eğitimi sırasında yaşanan büyük inatlaşmalar, aşırı titiz bir annenin bu konudaki baskılı tutumu, alt ıslatma problemine zemin hazırlayabilmektedir. Ailenin aşırı koruyucu ve hoşgörülü tutumu ile çocukta bebeksi kalma eğilimi de, alt ıslatma belirtisi ile kendini gösterebilmektedir. Aile yaşamındaki önemli değişiklikler, zorlu yaşam olayları da, özellikle ikincil tip alt ıslatmalarda önemli etkiye sahiptir. Kardeş doğumu, aileden birinin kaybı, okul problemleri, göç ya da önemli yaşam değişiklikleri, çocuklarda alt ıslatma problemine neden olabilmektedir.
Aile neler yapabilir?
Aileler, alt ıslatma probleminin çocuğun yaşadığı bazı sorunlara bağlı olarak ortaya çıktığını unutmamalı, cezalandırıcı ve suçlayıcı tavırlardan kaçınmalıdırlar. Böylesi tavırlar, problemi ortadan kaldırmayacağı gibi daha da şiddetlenmesine, çocuğun benlik algısının zedelenmesine, özgüveninin sarsılmasına neden olabilir. Davranışsal yaklaşım dediğimiz tedavi yönteminde, çocuğun ıslak veya kuru uyandığı sabahların kaydı çocuk tarafından tutulur. Amaç, çocuğun sorunu sahiplenmesini ve tedaviye katılmasını sağlamaktır. Her haftanın sonunda kuru uyandığı günler fazla ise, çocuk bir ödül ile ödüllendirilir. Ödül çocuğun niteliklerine, yaşına uygun olmalıdır. Sıvı kısıtlaması, çocuğu incitmeyecek şekilde nedenleri açıklanarak ve çocukla anlaşma sağlandıktan sonra yapılmalıdır. Çocuğun altı bağlanmamalıdır. Altının bağlanması, çocuğun özgüvenini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca altı bağlandığı için çocuk rahat davranarak alt ıslatmayı sürdürebilir. Yatmadan önce çocuğun tuvalet ihtiyacını gidermesi sağlanmalıdır. Aileler, gece uyandırmalarını çok sık yapmamalı, tuvalet ihtiyacı için gece kaldırıldığında çocuk mutlaka uyandırılmalıdır. Ayrıca son yıllarda alt ıslatma sorunu için, çocuk idrar kaçırmaya başlar başlamaz harekete geçen ve böylece çocuğun uyanıp, mesanesini kontrol etmesi konusunda yardımcı olan alarm cihazları kullanılmaya başlanmıştır. Alt ıslatmada amaç; her zaman için sorunun temelindeki asıl nedeni ortadan kaldırmaya yönelik olmalıdır.
Tedavi
Tedaviye başlamadan önce enuresisi ortaya çıkaran nedenler belirlenmeli, problemin biyolojik olmadığına karar verilirse psikolojik tedaviye başlanmalıdır. Tedavide birkaç yöntemden yararlanılabilir.
1.Anne-Babaya yönelik tedavi : Burada amaç ailenin psiko-pedagojik
açıdan eğitilerek yönlendirilmesidir. Çünkü anne ya da babanın davranışlarındaki değişim bu sorunu ortadan kaldırabilmektedir. Enuresis karşısında ailenin eleştirel, çocuğu aşağılayan, utandıran tavırları çözümü zorlaştıracağından öncelikle bu tutumların değiştirilmesi gerekir. Ayrıca enuresis karşısında ailenin altını ıslatan çocuğu öpüp severek temizliğini yaptığı destekleyici tutum da yanlıştır.
2.Davranış terapisi : Bu yöntemde çocuğun bir takvim tutması sağlanır. Altını ıslatmadığı günler takvime güneş, ıslattığı günler yağmur işareti yapabilir. Ya da çocuk kuru ve ıslaklığı temsil eden başka işaretler de kullanabilir. Bir haftanın sonunda ıslak olmayan günler fazlaysa çocuk ödüllendirilir. Ödülün niteliği çocuğun düzeyine uygun olmalıdır. Ve sürekli maddi ödüller kullanmamaya dikkat edilmelidir.
Örneğin onun istediği bir oyun oynanabilir. Başka bir yöntem de bu sorun için üretilen alarm sistemi olan yataklardır. Bu yataklar ıslanmaya başlayınca alarm çalmakta ve çocuğu uyandırmaktadır. Böylece çocuk uyanmaya koşullanmakta ve uyanıp tuvalete gitme ihtiyacı duymaya başlamaktadır. Burada alarm çalıp çocuk uyandıktan sonra tuvalete gitmeye de alıştırılmalıdır. Çocuğun idrar kesesinin kapasitesini artırmak için de çişi geldiğinde bir süre tutması öğretilir ve bu süre zamanla artırılır.
3.Psikoterapi : Psikoterapi özellikle davranışsal sorunlar yaşanan ve sonradan başlayan enuresiste etkilidir.
4.İlaç Tedavisi: Acil bir durum yoksa ilaç ikinci adımdır. Ek sorunların olduğu ya da sorunun dirençli olduğu durumlarda ilaç tedavisi uygulanır. İlacın türüne, miktarına çocuk psikiyatristi karar verir. Bu ilaçlar 4-6 hafta kullanılmakta, uyku derinliğini azaltmakta ve sidik torbasını büzmektedir. İlaç tedavisi %70-80 etkili olmaktadır. İlaç tedavisi sonlandırıldıktan ve sorun çözümlendikten sonra da çocuk kazandığı alışkanlığı devam ettirmektedir.
Ek bilgi
ENKOPRESİS (DIŞKI KAÇIRMA)
Enkopresis, 4 yaşın üstündeki çocukların, organik bir nedene bağlı olmadan en az 3 ay süre ile en az ayda bir kez dışkısını giysilerine ya da uygun olmayan yerlere yapmasıdır. Enkopresis sorunu ile birlikte kabızlıkta görülür. Enkopresis problemi kimi zaman bağırsak kontrolünün hiç kazanılamaması şeklinde kimi zaman da ruhsal problemlere bağlı olarak kontrol kazanıldıktan sonra yeniden ortaya çıkma biçiminde görülebilir. Enkopresis 7 yaşında %1.5, 10-11 yaşları arasında %0.8 oranında görülmektedir. Enkopresis problemi yaşayan çocuklar dışkısını tutan ve kaçıranlar olarak ayrılabilir. Dışkısını kaçıranlar uygun olmayan yerleri, yatağını, külotunu kirletirler. Tutanlarsa uzun süre dışkısını tutar, biriktirir ve aniden boşaltırlar. Uygun olmayan ve yetersiz tuvalet eğitimi, aile içi sorunlar, annenin çok titiz olması enkopresise neden olabilmektedir. Anne ile bu konuda inatlaşan ve kakasını tutan çocuk bağırsakları aşırı dolduğunda artık tutamaz ve istemsiz olarak kakasını olduğu yere yapar. Bazen de oyununu bölmek istemediğinde ya da üşendiğinde aynı durum yaşanır. Kabız olan çocuk tuvalete gittiğinde acı çektiği için kakasını yapmaktan çekinir ve ara ara çamaşırına kaçırır.
Enkopresise neden olabilecek diğer etkenler ise baba-çocuk ilişkisinin uzak olması, çocuğun tuvalete gitme ile ilgili mantık dışı düşünceleri-korkuları ve buna bağlı olarak direnmesi, çocuğun bakımı ile ilgilenen kişinin çeşitli hastalıkları ve sorunları, depresyon ve DEHB’e (Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) bağlı tuvalet eğitiminin yeterince gelişmemiş olmasıdır. Enkopretik çocuklarda bu probleme bağlı olarak özgüven eksikliği, toplumdan kaçma, iç çamaşırlarını saklama gibi davranışlar da gözlenebilir.
Tedavisi
>Tıbbi müdahalede lavman, fitil gibi uygulamalarla birlikte duruma uygun rejim uygulanır. Böylece fiziksel kontrol sağlanması amaçlanır.
>Oyun terapisi, psikoterapi, grup terapisi uygulanabilir.
>Aile terapisi ve çocuğun öğretmeni ile görüşerek çevresel etkenleri düzenleme yöntemleri kullanılabilir. Aile içi sorunların-gerginliklerin çözüme ulaştırılması, anne-çocuk iletişiminin gözden geçirilerek düzenlenmesi de tedavide etkilidir.
>Enuresiste olduğu gibi davranışçı yöntemlerle, takvim yöntemi kullanılarak çocuğa uygun tuvalet alışkanlığı kazandırılmaya çalışılır.
Bitkilerle Alt Islatma Tedavisi:
Atkuyruğu (Equisetum arvense): Bu bitki, özellikle mesane ve böbrek hastalıklarında sağladığı başarılar sayesinde eski çağlardan beri tanınmaktaydı. Atkuyruğu, mesane ve böbrek rahatsızlıklarında, taş ve kum rahatsızlıklarında, benzeri bulunamaz ve yeri doldurulamaz bir şifalı bitkidir. Dolamalara, bacaktaki açık yaralara, işleyen eski yaralara, çıbanlara, fistüllere, kıl dibi iltihaplarına karşı başarılıdır.Yatağa işeme,bademcik iltihabı, ağız boşluğu ve dişeti kanamalarında ve iltihaplarında, fistüllerde, polüplerde, Kadınların beyaz akıntılarında fayda gösterdiği gözlenmiştir.
Civan Perçemi : Tonik ve kabız yapcı, yumurtalık ve rahim ağrılarını dindirici, iştah açıcı, idrar söktürücü, safra artırıcı, ergenlik ve menepoz dönemlerinde sakinleştirici, adet düzenleyici, kan temizleyici ve dolaşımını düzenleyici, bağırsak kurtlarını düşürücü, Haricen; yara iyileştiricidir.
Sarı Kantaron (Hypericum perforatum) : İltihap giderici, yara iyileştirici, yatıştırıcı, antidepressif, kramp çözücü, ağrı kesici, antiseptik özellikleri vardır. Hormon düzeyindeki değişikliklerin belirtilerini azaltan ve bedene yeni güçler kazandıran özellikleri sayesinde menopoz sıkıntılarına karşı sarı kantaron mutlaka kullanılmalıdır.Sarı kantaron ayrıca, karaciğeri ve safrakesesini güçlendirebilen önemli bir toniktir. Alt ıslatan cocuklarda gerekli bitkisel karısımların içinde kullanılarak tedavi yoluna gidilebilir. Dudak uçuğu( herpes) suçiçeği ve zona, nevralji, bel ve sırt ağrısı, kas ve eklem ağrıları da tedavi edilebilir.
Havlıcan: Ağrıları geçirir, özellikle romatizma ağrısı çekenlere çok faydası vardır. Baş ağrısı ve baş dönmelerini dindirir, İdrar söktürür, Mideyi güçlendirir, sindirim sisteminin düzene girmesini sağlar, Mide ve bağırsaklarda biriken gazları gidermesi bakımından da etkili bir bitkidir, Vücuda kuvvet verir, balgamı Söktürür, Sabahları büyükler ve küçükler belli dozda aldıklarında bel gevşekliği ve yatağa işemeyi giderir.
Sığır Kuyruğu : Balgam söktürücüdür, göğsü yumuşatır. Bronşit ve kronik öksürük durumlarında iyileştiricidir, solunum yolları mukozasının enfeksiyonlarında iyileştirici etkiler yapar,sesin boğuklaşması ve ses kısıklığı durumunda iyileştiricidir, mide üşütmesinde oluşan karın ağrısını geçirir,idrar söktürücüdür,sakinleştiricidir.
Yan Etkileri : Kullanımı güvenlidir ve hiç bir yan etkiye rastlanmamıştır.