Ürün Bilgisi
|
Ürün izin belgesini görmek için tıklayın>>
|
 |
|
YEŞİLEX MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ
Yeşilex , tamamen Şifa Market güvencesi altındadır.
Ürünü satın aldığınız andan itibaren karşılaşacağınız hizmet kalitesinden etkileneceksiniz.
Şifa market bünyesinde bulunan uzmanlar size tedavi boyunca gerekli tüm desteği sunmaktadırlar. Şifa market uzmanlarınca gerçekleştirilen hasta takip programı çok etkin bir şekilde uygulanmaktadır. Belirli aralıklarla uzmanlarca gerçekleştirilecek geri dönüşlerde sağlığınızla ilgili tüm detayları öğrenebilirsiniz.
Şifa market uzmanları, önemli sağlık danışmanınızdır !
YEŞİLEX – 022 Kediotlu Bitkisel Karışım
Etkileri:
Uykuya dalmanın kolaylaştırılmasında;
Uykunun düzenli olarak sürdürülerek uyku bölünmesinin engellenmesinde;
uyku düzensizliklerinin giderilmesinde yardımcı.
Genellikle alındıktan kısa süre sonra etkisi göstermeye yardım eder.
İçindekiler :
Kedi Otu:
Kediotu yüksek kan basıncını (hipertansiyon) düşürücü bir etki de gösterebilmektedir.Uyuyamama ve uykuyu sürdürme sorunu olanlar tarafından kullanılır.Genelde, sinir sisteminden kaynaklanan tüm rahatsızlıklara, spazmlara ve ağrılara karşı da kullanılabilir.
Rezene:
Yatıştırıcı özelliğe sahiptir.Sodyum ve potasyum bakımından zengin olduğu için vücut sıvılarının dengelenmesinde yararlıdır.Sinirleri yatıştırıcıdır.İştah açıcı etkisi rezene yararları arasındadır.
Sarı Kantoron:
Birçok etken madde içermekte olup; bunlardan en önemlileri hiperisin (hypericin), flavonoidler, taninler, resin ve prosiyanidinler’ dir. Hiperisin beyindeki Teta dalgalarını da arttırmaktadır. Yatıştırıcı etkiye sahip bir tıbbi bitkidir.
Yoğurt Otu:
İştah açıcı, idrar artırıcı, böbrek,dalak,pankreas ve karaciğer hastalıklarında, böbrek büzülmesinde faydalıdır.Sara, histeri, sinir rahatsızlığı gibi rahatsızlıklarda etkilidir.Sakinleştirici ve yatıştırıcı etkilere sahip bir tıbbi bitkidir.
Karabaş Otu:
Sakinleştirici ve baş ağrılarını giderici etkileri vardır.Terletici, antiseptik, yatıştırıcı etkileriyle bilinir.İdrar söktürür, kalbi güçlendirir.kolestrol düşürücü etkisi vardır.
Kırmızı Kantoron:
Acı lezzeti ile iştah açıcıdır. Hazmı kolaylaştırır. Hafif ateş düşürücü etkileri ile ateşli hastalıklarda faydalıdır. Zehirli yılan ısırıklarında da faydalı olabilir. Karaciğer ve safra şikayetlerine karşı etkilidir. Mide ve bağırsak ülserlerini iyileştirmeye yardımcı olur.
Melisa:
Sinirleri yatıştırıcı etkileri ile baş ağrısı, migren, baş dönmesi, kulak çınlaması, uykusuzluk, sara ve sinir krizlerinde faydalıdır. İnsanı ferahlatarak depresyon, melankoli, huzursuzluk ve iç sıkıntısını giderir.
Yan etkileri :
Kullanımı güvenlidir. Hamile Bayanların Kullanmaması önerilir.
Uyarılar :
Tavsiye Edilen miktardan fazla tüketmeyiniz.
Doz Aşımı halinde lütfen doktorunuza başvurunuz.
Serin ve Çocuklarınların ulaşamayacağı yerlerde muhafaza edidiniz.
Ürünümüz ilaç değil bitkisel gıda takviyesidir.
Uzman Tavsiyesi :
İyi ve kaliteli bir uyku için yapabileceğiniz bazı şeyler var. Bunları uygulayarak uykunuzu daha kaliteli hale getirebilirsiniz:
Düzenli bir uyku-uyanıklık düzeni sağlamaya çalışın.
Her gün aynı saatte yatmaya çalışın. Aynı saatte de kalkmaya kendinizi alıştırın. Haftanın her günü bu saat en fazla +/- 20 dakika oynamalıdır.
Mümkünse gereksiz gündüz şekerlemelerinden kaçının. Bunun bir istisnası vardır:
Öğle uykusu. Kısa da olsa tam öğle saatlerinde uyuyabilirsiniz; ama öğleden sonraya kalmamalı. Aksi takdirde gece uykuya dalmanız gecikebilir.
Uyku Sorunları?
Uyku Nasıl Bir Süreçtir?
Uykuda 5 dönem bulunmaktadır. Bu dönemlerden birisi REM (hızlı göz hareketi) diğerleri ise Non-REM olarak adlandırılmaktadır. Non-REM dönemi kendi içerisinde iki ana bölüme ayrılmaktadır: a)Yüzeysel uyku (1. dönem ve kısmen 2. dönem) b)Derin uyku (3. ve 4. dönemler). Bu dönemleri içine alacak şekilde bir tanım yapılırsa uyku, uyanıklıkla 5 uyku dönemi arasındaki periyodik geçişlerdir denebilir. Genellikle kısa bir uyanık dönemden sonra insanlar 1. 2. 3. ve 4. döneme girmektedir. Yüzeysel uyku, uyku-uyanıklık geçişi arasındaki dönemi oluşturmakta olup bu dönemde insanlar kolaylıkla uyandırılabilmektedir. Derin uyku sırasında insanın uyandırılabilmesi için daha şiddetli uyarana ihtiyaç vardır. Bu dönemdeki değişimlerin, bedensel dinlenmeye, yenilenmeye hizmet ettiği kabul edilmektedir. İnsan ömrünün üçte biri uykuda geçmektedir. Uyku yalnızca organizmanın yavaşlaması değildir, aynı zamanda uyku aktif ve döngüsel olan bir süreçtir. Uykuda beynin çalıştığı, öğrenilen bilgileri ayıklayıp depoladığı bilinmektedir.
Bir Yetişkinin, Günde Ne Kadar Uykuya Gereksinimi Vardır?
Yetişkin kişinin günlük uyku gereksinimi 7-8 saattir. Fakat bu gereksinim kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir. Uyku miktarındaki gereksinimin değişmesi biyolojik etkenlerin yanısıra öğrenme ve alışma etkenlerine de bağlıdır.
Uyku Bozuklukları Nelerdir?
Uykusuzluk (insomnia) : Uykuya dalmakta, uykuyu sürdürmede güçlük ya da uyuduğu halde yeterince uyumamış gibi yorgun hissetme şeklinde görülür. Kişi saatlerce uykuya dalamaz, dalsa bile uykusu sık sık bölünür ya da sabah çok erken uyanır ve tekrar uyuyamaz.
Aşırı Uyku (hipersomni) : Geceleri normal süre uyunduğu halde gündüzleri uyku halinin sürmesidir. Kişinin günlük yaşamını aksatan bir boyuttadır.
Narkolepsi: Kişi herhangi bir anda, örneğin mektup yazarken, araba kullanırken, ya da insanlarla konuşurken uykuya dalabilir. Böyle bir işlev bozukluğu olan kişiler, sürekli tekrarlayan karşı konulmaz uyku ataklarına uğrarlar ve hiç uygun olmayan zamanlarda uykuya dalarlar.
Uyku Apne Sendromu: Uyku süresince solunumun nöbetler halinde durmasıdır. Bu tepki, kişinin yeniden nefes almak üzere uyanmasıyla sonuçlanır. Gündüzleri uykuya aşırı eğilim olur ve uyku sırasında horlama gözlenir.
Uyku Sorununa Yol Açan Bedensel ve Psikolojik Nedenler
Fizyolojik hastalıklar ve ilaçlar uyku düzenini olumsuz etkileyebilir. Uyku sorununun bazı fizyolojik nedenleri; hazımsızlık, baş ağrısı, sırt ağrısı, eklem iltihabı, kalp hastalığı, şeker hastalığı, astım, sinüzit, ülser ve kullanılan ilaçlardır. Uyku sorununa yol açabilecek bazı psikolojik etkenler arasında ise stres, kafamıza takılan düşünceler ve bizi olumsuz etkileyen bazı duygularımızı (endişe hali, üzüntülü, çökkün ve öfkeli olma) sayabiliriz.
Uyku Sorununa Yol Açan Yaşam Biçimi ile İlgili Nedenler
>Gürültülü uyku ortamı
>Uyku ortamında fazla ışık olması
>Kahve ya da çay içmek
>Geç saate kadar alkol kullanımı
>Uyumadan önce aşırı yeme veya aşırı sıvı tüketme
>Uyumadan önce sigara içme
>Uyumadan önce aşırı bedensel hareket yapma
>Uyumadan önce aşırı zihinsel faaliyette bulunma
>Gün boyu hareketsiz kalma
>Gündüzleri ve TV karşısında kestirme
>Yatma ve uyanma zamanının düzenli olmaması
>Yetersiz Uykunun Etkileri
>Gündüz uykulu hissetme
>Yorgunluk
>Dikkati toplayamama
>Unutkanlık ve karıştırma
>Karar vermede zorluklar
>Çabuk kızma
>Çökkün ruh hali
>Kaza ve yaralanma tehlikesinde artma
>Daha Sağlıklı Bir Uyku İçin Nelere Dikkat Etmeliyiz?
>Düzenli Uyku Zamanları. Yatma ve kalkma saatlerinizi düzenleyin. Uykunuz gelirse gündüz vakti kısa süreli uyuyabilirsiniz ama gece uykusuzluk çekiyorsanız gündüz uyumamanızı öneririz.
>Alkol ve Kafein. Yatmadan birkaç saat önce kahve gibi kafeinli içecekler ve kola almaktan kaçının. Kandaki kafein miktarının yarıya inmesi 4-5 saati alır. Yatmadan önce bir şey içmek istiyorsanız ılık süt veya bitki çayı içebilirsiniz. Yatmaya yakın az sıvı tüketmeye dikkat ediniz, çünkü tuvalete gitmek için uykunuz bölünebilir.
>Yatmadan Önce Yemek. Yatağa aşırı aç veya tok girmemeye özen gösteriniz.
>Yatmadan önce ağır yemekler yememeye dikkat edin, çünkü sindirim sisteminiz saatlerce faaliyetini sürdürmek zorunda kalacak ve sizi
>Rahatsız edecektir. Kendinizi aç hissettiğiniz zamanlarda yatmadan önce hafif yiyecekler tüketebilirsiniz.
Uykusuzluk?
Çoğu kişi yaşamlarının bir aşamasında uykusuzluktan muzdarip olur. Toplumun yaklaşık üçte birinde 1 yıl içinde en az bir kez uykusuzluk dönemi ortaya çıkar. Toplumda % 10-15 oranında kronik uykusuzluk görülür. Uykusuzluk tıbbi, ekonomik, sosyal ve psikolojik önemli sonuçları olan bir uyku bozukluğudur.
Uykusuzluk kişinin sadece uyuduğu süreyle ilgili değildir. Önemli olan uykunun kalitesidir. Sabahları kişi kendisini dinlenmemiş hissederek kalkar. Uykusuzluk; uykuya dalma güçlüğü, uykuyu sürdürme güçlüğü (gece sık sık uyanmalar) ya da sabah erkenden uyanıp tekrar uyuyamama şeklinde olabilir. Gençlerde daha çok uykuya dalma güçlüğü gözükürken yaşlılarda diğer ikisi sık ortaya çıkar.
Depresyon, yaşam değişiklikleri, yaşam olayları, stres etkenleri gibi birçok neden uykusuzluğu alevlendirebilir.
Uykusuzluk genel olarak birincil ve ikincil olarak ikiye ayrılabilir. Birincil olan uykusuzluk genellikle çevresel etkenlere ya da kişinin zihinsel süreçlerine bağlı olarak ortaya çıkar. Çevresel etkenler arasında ışık, ses ve gürültü sayılabilir. İkincil uykusuzlukta ise sağlık sorunları, ağrı, ilaçlar, alkol ya da psikiyatrik bozukluklar birincildir.
Uykusuzluk birincil olsa bile kişide huzursuzluğa, gerginliğe, depresyona, performansta azalmaya, günlük yaşantıda istenmeyen kazalara ve yorgunluğa yol açabilir.
Birincil uykusuzlukta kişide uyuyamayacağına ilişkin olumsuz şartlanmalar ve bilişsel çarpıtmalar vardır. Kişi gece yatağa yatmadan “yine uyuyamayacağını” düşünmeye başlar; bu belirgin bir huzursuzluğa yol açar; bu huzursuzluk nedeniyle kişinin uykusu tekrar kaçar ve sonuçta kişinin bir türlü kıramadığı bir kısır döngü ortaya çıkar. Bu aşamada bir profesyonel yardım kaçınılmazdır.
Uykusuzluk kadınlarda daha yaygındır. Menopoz, adet dönemi ve hamilelik bu yaygınlığa neden olan etkenlerdir.
Uykusuzluk tanısı kolay olan bir uyku bozukluğudur. Genellikle uyku laboratuarında uyku çalışması yapılmaya ihtiyaç duyulmaz ancak bazı durumlarda polisomnografi gerekebilir. Özellikle kişide horlama, gece uykusuzluğa karşın gündüz uykululuk hali, uykuda bacak hareketleri ya da uykuda bölünmelere neden olan başka durumlar varsa uyku laboratuarı tetkiki gereklidir.
Uykusuzluğun tedavisinde çok sayıda yaklaşım vardır. İlaçlar genellikle kısa süreli durumlarda verilebilir ancak kısa sure kullanılmalıdırlar. Belirgin huzursuzluk ya da depresyon varsa antidepresan ya da bunaltı giderici ilaçlar yardımcı olabilir. Uzun süreli uykusuzluk durumlarında ilaçlar, özellikle yeşil reçeteyle verilenler, faydalı değil; tam tersine zararlıdır. Bu durumlarda ilaçlara bağlı yan etkiler ve ilaca bağımlılık gelişebilir.
Özellikle uzun süreli uykusuzluk tedavisi için davranışsal ve bilişsel yaklaşımlar oldukça faydalıdır. Yapılandırılmış uyku hijyeni, uyku kısıtlaması, relaksasyon uygulamaları başarılı yöntemlerdir. Bu yöntemlerin uygulaması konusunda bir uzmandan yardım almak gereklidir.
Uyku sorunlarının tedavisi nasıl oluyor?
Uykusuzluğu olan kişilerin bir sonuç alamamalarına karşın uyumak için alkol vb. maddeleri kullandıkları dikkati çekmektedir. Bu şekilde, tabloya diğer sorunlar eklenmektedir.
Uykusuzluğun kaynağı olarak görülen bedensel ve psikolojik gerginlikle başetmek için gevşeme teknikleri ile gerginlik ortadan kaldırılmaya çalışılır. Bazı uykusuzluk tablolarında ilaç tedavisi kullanılmaktadır.
Uykusuz insanların bir bölümünde sadece uyku hijyeninin düzenlenmesiyle önemli ölçüde yarar sağlanabilmektedir. Uyku hijyeni için şu noktalara dikkat edilmelidir:
Çok aç ya da tok olmamak, kafeinli, alkollü, kolalı içeceklerden ve tütün kullanımından kaçınmak, düzenli egzersiz yapmak, ancak akşam saatlerinde heyecan oluşturacak aktivitelerden kaçınmak, uyku gelmeden yatağa girmemek, yatak odasını sadece uyku ve cinsel ilişki için kullanmak, uyuyamadığında uyumaya çabalamamak, yataktan ve yatak odasından çıkarak başka bir yerde zaman geçirip uyku gelince yatağa dönmek, ne kadar uyunursa uyunsun sabah belirli bir saatte kalkmak, gündüzleri uyumamak ve yatak odasını ses, ışık, ısı yönünden izole etmek.Aslında bunlar herkesin sağlıklı bir uyku için dikkat etmesi gereken kurallardır. .
Beklendiği üzere, lipoksijenaz inhibitörleri (örn. oenoksaprofen) iyileşme sağlarken, siklooksi-ienaz inhibitörleri (örn. aspirin ve diğer nonsteroid antiinflamatuar ajanlar) genellikle psoriasisin kötüye gitmesine neden olur. Bir flavonoid olan kersetin, E vitamini, soğan ve sarımsak gibi doğal maddelerin lipoksijenazı engellediği ve böylelikle yarar sağladıkları bilinmektedir.
Araşidonik asit sadece hayvan dokularında bulunduğu için, hayvansal gıdaları; özellikle et, hayvansal yağ ve süt ürünlerinin tüketimini kısıtlamak gerekir.
Uykusuzluk Problemine Bitkisel Destek
Dahilen Kullanılan Bitkisel İlaçlar:
Kediotu kökü: İnce kıyılmış 2 çay kaşığı kök fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, fincanın ağzı kapalı olarak 10 dakika demlenir, süzülerek içilir. İhtiyaca göre günde 1-3 fincan çayı taze hazırlanarak içilebilir. Bir fincan çayı akşam saatlerinde, bir fincan çayı yatmadan bir saat önce içilebilir.
Lavanta çiçeği: 1-2 çay kaşığı çiçek fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, fincanın ağzı kapalı olarak 10 dakika demlenir, süzülerek içilir. Çayı taze hazırlanarak ihtiyaca göre günde 2-3 fincan içilebilir.
Oğulotu (melisa) yaprağı: İnce kıyılmış 2 çay kaşığı yaprak fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, fincanın ağzı kapalı olarak 10 dakika demlenir, süzülerek içilir. Akşam saatlerinde 1-2 fincan çayı içilebilir.
Şerbetçiotu çiçeği: İnce kıyılmış 1 çay kaşığı çiçek fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, fincanın ağzı kapalı olarak 10 dakika demlenir, süzülerek içilir. Çayı taze hazırlanarak bir fincan ikindi vakti, bir fincan akşam yemeğinden sonra içilebilir.
Haricen Kullanılan Bitkisel İlaçlar:
Kediotu kökü: İnce kıyılmış 50-100 gr kök üzerine 2 litre kaynar su ilave edilir, kabın ağzı kapalı olarak 15 dakika bekletilir, süzülür. Sulu kısım banyo suyuna ilave edilir, yatmadan 1 saat önce banyo yapılır, banyoda 20 dakika kalınır.
Oğulotu (melisa) yaprağı ve şerbetçiotu çiçeği ile birlikte kullanılabilir.
Sadece kediotu kökü kullanılacaksa, kokusu hoş olmadığı için banyoya az miktarda arzu edilen doğal koku maddesi ilave edilebilir.
Lavanta çiçeği: 100 gr lavanta çiçeği üzerine 2 litre kaynar su ilave edilir, kabın ağzı kapalı olarak 10 dakika bekletilir, süzülür. Sulu kısım banyo suyuna ilave edilir, yatmadan 1 saat önce banyo yapılır, banyoda 20 dakika kalınır. Oğulotu yaprağı ile birlikte kullanılabilir.
Oğulotu (melisa) yaprağı: Kıyılmış 20 gr yaprak üzerine 500 ml kaynar su ilave edilir, kabın ağzı kapalı olarak 10 dakika bekletilir, süzülür. Sulu kısım banyo suyuna ilave edilir, yatmadan 1 saat önce banyo yapılır, banyoda 20 dakika kalınır.
Kediotu kökü ve şerbetçiotu çiçeği ile birlikte kullanılabilir.
Yan Etkileri : Kullanımı güvenlidir ve hiç bir yan etkiye rastlanmamıştır.